Kuzey doğmadan önce ZAMANSIZLIKTAN şikayet eder-dim...Sözümona hiçbirşeye yetişemezdim...Yemek yapmak,ütü,çamaşırları makinaya koymak bile külfetti...Şimdi o günler aklıma gelince,kendime küfredİyorum...Bunun için kişisel gelişim kitapları okumayı planlamıştım.Kuzey doğdu doğalı zamansızlığın ne demek olduğunu anladım..pek çok şeyin değerini anladığım gibi...sırayla gidelim, bu yazımda en önemlisi zaman.Kimizaman ;) daha önce 1 saatte yapılan işlerin nasılda 20 dakikada tamamlandığına kendim bizzat şahidim.
Özelliklede gündüz Kuzey uyudugunda bana kalan o 45 dk nın hazzına nasıl varacagıma karar veremeyip hep yarım kalan işler silsilesi içinde kaybolduğumu nasıl anlatabilirimki..anlayan anladı :)
Bugün 14:00-16:00 arası baba-oğul ,babanneye gittiler bense ne yapacagımı şaşırdım.Bomba atılmış gibi olan evimimi düzeltsem,ütümü yapsam,çamaşırları katlayıp yerinemi kaldırsam yoksa kendime okkalı bir türk kahvesi yapıp yan gelip koynumada nurturiayı mı alsam dedim http://www.nurturia.com.tr/ ...Son şık hariç diğer hepsini durup dinlenmeden yaptım ...ama son şık dona kaldı...Onuda şu an, gecenin sessziliğe büründüğü kuzucuğumun tatlı tatlı uykulara uyuduğu AN da yapabildim...
Bunları niye mi yazıyorum...Şikayet edip durduğum ZAMANSIZLIĞIN bana kalan o kısacık anlarda ne demek olduğunu anladığım için yazıyorum...Şükretmek için yazdım zamansızlığıma..iyiki yan gelip yatacak bol zamanım yok...Dünyanın en güzel meşguliyeti var çünkü : )

zaman zaman zamansızlıktan şikayet etsem de zamanını en iyi kullanan annelerden biriyim diyebilirim. Kuzey büyüdükçe sen de ordinaryüs olacaksın bu konuda :))
YanıtlaSil